Almanya’da Yaşanabilir En Güzel 10 Şehir

Avrupa’nın en bilinen ve en çok beğenilen ülkelerinden biri Almanya’dır. Almanya, sahip olduğu kültürel değerler, manevi zenginlikleri ve finans alanlarıyla geçmişten günümüze hayranlık uyandıran bir ülke olmayı başarmıştır. Almanya’nın dört bir yerinde farklı güzellikler ve farklı zenginlikler vardır. Her birinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söylemek gerekir.

Almanya, 1871 yıllarında ulusal birliğini tamamlamış ve 16 fedaral alt bölgesine sahiptir. Cezbedici birçok yönü bulunması, her yıl dünyanın farklı ülkelerinden ziyaretçi çekmesini etkilemektedir. Bir de Almanya’da yaşam değeri bakımından zengin ve tercih edilen kentler vardır. Bu yazımızda, Almanya’da yaşanacak en iyi 10 şehir hakkında sizlere bilgi vermeye çalışacağım, olur da yolunuz düşerse veya Almanya’da yaşamaya karar verirseniz bu yazımız size yol gösterici olsun.

Almanya’da yaşanacak en iyi 10 şehir ;

Berlin

Berlin’de yaşam

Almanya’nın kuzeydoğusunda Spree ve Havel Nehir’lerinin arasında yer alan Berlin, kendine has bir yaşam biçimi ile dikkat çekici bir kenttir. Gezilecek ve görülecek onca yerinin olmasına karşın burada hayatın nasıl yürüdüğünü de bilmek gerekir. Berlin’de hayat mevsime göre canlanır veya duraklar. Evet, doğru duydunuz; Berlin, yaz aylarında dopdolu, canlı ve parklarının her bir köşesinde birilerinin bulunduğu bir kent haline geliyor. Danslar, etkinlikler, festivaller ve kültürel olarak düzenlenen bazı sosyal aktiviteler, kış ayları geldiğinde adeta “dükkânların akşam saati kapanması” durumunu andırıyor. Kış aylarında Berlin’i ziyaret ettiğinizde aklınızdan geçecek ilk şey “bu kentte kimse yaşamıyor mu?” olacaktır.

Berlin’de yaşayan hemen hemen herkes spora sevdalıdır. Aslında bu durum sadece Berlin’e özel değil, Almanların geneli spor yapmayı severler ve bunu mevsime dökmezler. Yazın da kışın da parkta spor yapan insanları görebilirsiniz.

Ekonomik şartlar

Almanya’da yaşamaya karar veren birinin elbette önemli nedenlerinden biri ekonomik koşullardır. Tabi Almanya iyi dediysek “Almanya’da hayat bedavadır” demedik. Buranın da kendine göre bazı giderleri var tabi ki. Berlin, bu konuda belki de Almanya’nın en iyi yerlerindendir. Son yıllarda göç artışının olması konut ihtiyacını beraberinde getirdi tabi ki ama yine de diğer kentlere göre alım gücü Berlin’de daha yüksektir.

Berlin Duvarı

1989 yılından önce Berlin ikiye bölünmüş bir şehirdi. Doğu Berlin ve Batı Berlin. Her iki şehrin arasında ise “Berlin Duvarı” vardı. 46 km. uzunluğunda olan bu duvar, Doğu Alman meclisinin kararı ile 13 Ağustos 1961 yılında Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya’da gitmelerini engellemek amacıyla örülmüştü. O dönemlerde Doğu Berlin Rus Sosyalizmi ile yönetiliyor, Batı Berlin ise Avrupa ve Amerika’nın yönetiminde Kapitalizm ile yönetiliyordu. Yıl 1989’u gösterdiğinde alınan karar ile Berlin Duvarı yıkıldı. Ama aradan 29 sene geçmiş olmasına rağmen hâlâ insanlar “Doğu Berlin”, “Batı Berlin” ifadelerini kullanmaktadır. Şehri gezdiğinizde her iki şehrin farklı mimarilerle kurulduğunu görebilirsiniz.

Köln

 

Tarihi yapıları, müzeleri, hareketli geceleri ile Almanya’nın en hareketli kenti olarak bilinen Köln, yaşanmaya değer bir başka şehirdir. Kültürel çeşitlilik bakımından diğer kentlere göre daha zengin olan Köln, ulaşım açısından dünyanın en rahat yerlerinden biridir.

Berlin, Hamburg ve Münih’ten sonra 4. en büyük şehri konumunda olan Köln, sahip olduğu değerleriyle her yıl binlerce turistin kenti ziyaret etmesini etkilemektedir. Burada dikkat çeken Dom Katedrali şehrin en büyük yapısı olarak göze çarpar ve bu da turistlerin buraya daha fazla gelmesini etkilemektedir.

Ekonomik Şartlar

Avrupa son dönemlerde ekonomik olarak biraz gerilese de dünyanın birçok ülkesine göre daha iyidir ve finansal değerler bakımından hâlâ zenginliğini korumaya devam ediyor. Köln de Almanya’nın zengin kentlerinden biri olup yaşam değeri açısından ülkenin gözde noktalarından bir yerdir. Konut fiyatları burada aslında uygundu ama son yıllarda yaşanan yoğun göç, burada da fiyatların yükselmesine neden olmuştur.

İkinci dünya savaşında tahrip olan şehrin tüm altyapısı yenilenmiş, tahribata uğrayan tarihi eserler ve tarihi mekânlar aslına uygun şekilde restore edilmiştir. Almanya’da yaşanacak 10 şehir arasında yer alması, en çok göçün bu şehre yapılmasını etkilemektedir.

Mannheim

Tarihi dokuları ve doğal alanlarıyla Almanya’nın en güzel kentlerinden biri olmayı başaran Mannheim, Neckar Nehri’nin Ren nehrine döküldüğü yerde bulunur. Bu cazip özelliği sayesinde özellikle sıcak havalarda yerli ve yabancı turistler şehre akın ederler. Ticaret, makine yapımı, elektrik– ve kimya sanayi alanlarında bir hayli gelişmiş olan şehir, bu özelliği ile çalışma hayatının Almanya’da en hareketli kenti olma özelliğine sahip oluyor.

Mannheim, eğitim alanında da öne çıkan ve Almanya’nın en önemli kentlerinden biridir. Zira burada yer alan Mannheim Üniversitesi Ekonomi Bilimleri Fakültesi, Almanya’nın en iyileri arasında zikredilmektedir. Uluslararası öğrenciler açısından da tercih edilen kent, dinamik yaşamı ile dikkatleri üzerine çekmektedir.

Ekonomik Şartlar

Genel olarak Almanya’nın diğer kentleriyle aynı ekonomik güce sahip olmasının yanında kentteki önemli iş alanları sayesinde burası biraz daha parlak bir yerdir. İş bulma olanaklarının fazla olması, konut fiyatlarında biraz da olsa artış yaşanmasını sağlamaktadır fakat genel olarak şehre bakıldığında ekonomisi gayet iyidir.

Mannheim’de ulaşım, kültürel etkinlikler, sosyal hayat, gece hayatı ve iş alanları son derece gelişmiş bir düzeydedir. Yani memleketinizden Almanya’ya yaşamaya gidecekseniz Almanya’nın en yaşanılır 10 kentlerinden biri olan Mannheim’i tercihleriniz arasına alabilirsiniz.

Stuttgart

Almanya’da yaşanacak 10 şehir arasında yer alan ve muazzam güzelliği ile ilgi çeken Stuttgart, ülkenin en güzel şehirlerinden biridir. Sokak ve caddelerinin temiz olması, insanların birbirine karşı saygılı olmaları, iş hayatının düzeyinde olması gibi birçok özelliği Stuttgart’ı diğer kentlerden ayıran özelliklerdir. Baden Württemberg eyaletinin başkenti, Mercedes ve Porsche fabrikaları ve müzeleri bu kentte yer almaktadır.

Ekonomik anlamda son derece güçlü bir yöne sahip olan Stuttgart, son dönemlerde göçmenlerin yoğun bir şekilde tercih etmesiyle biraz da olsa ekonomik anlamda bir sarsıntı geçirmeye neden olmuş, konutlar yetersiz kalmaya başlamıştır. Ama yine de diğer kentlere kıyasla şehrin çok daha ileride olduğunu söylemek gerek.

Ekonomik Şartlar

Berlin ve Hamburg’un gölgesinde kalmasına rağmen Stuttgart, sadece Almanya için değil dünyanın her ülkesi için önemlidir. “Otomotiv Şehri” olarak anılması belki de bunun nedenini en iyi açıklayan detaydır. 3 km. uzunluğunda bir şehir olması burada hayatın daha sakin geçmesini etkilemektedir. Burada yaşayan insanlar genellikle çalışan kesimdir ve birbirlerine son derece saygılı davranmaktadır. Yani sakin ve huzurlu bir yerde yaşamayı düşünüyorsanız kesinlikle Stuttgart tercihleriniz arasında yer alması gereken bir Alman şehridir.

Frankfurt

Müzeler ve festivaller diyarı olarak da adlandırılan Frankfurt, Almanya’nın en renkli kentlerinden biridir. Burası, Main Nehri kıyısında yer aldığı için turistik anlamda son derece zengin bir şehir olarak öne çıkmasını etkiliyor. Ünlü cadde “Kaiserstrasse” şehrin en bilinen yerlerinden biridir. Gökdelenlerin sıra sıra dizildiği cadde, mimari açıdan son derece zengin bir yöne sahiptir.

Almanya’nın başkenti olması, şehrin diğer kentlere göre daha fazla hareketli olmasını etkilemektedir. İnsanları “Almanlar soğuktur” tabirine en yatkın olan kesimdir. Ama bunun nedeni tamamen iş hayatının yoğunluğundandır. İnsanlar burada boş durmayı sevmezler ve boş duranlardan da pek haz etmedikleri için muhatap almak istemezler. Türkler, buraya gezi amaçlı gittiklerinde insanların onlara soğuk olduğunu düşünürler ama yaşayanlar bu şekilde düşünmez.

Ekonomik Şartlar

Politik anlamda Almanya’nın başkenti olması Frankfurt’un zengin bir yapıya sahip olmasını etkilemektedir. Ekonomik şartları diğer kentlere göre biraz daha yüksektir. Konut kiraları ve satılık daire fiyatları da yine başkent olmasından dolayı biraz daha yüksektir. Yani burada yaşamak isteyenlerin maddi olarak biraz daha üstün olmaları gerekir.

Hamburg

Dünya şehirleri arasında yaşanmaya değer 16. Şehir olarak seçilen Hamburg, her ne kadar Berlin’den geride olsa da yine de yaşamaya değer birçok yönü ve özelliğinin olduğunu söylemek gerekiyor. Berlin’e nazaran biraz daha pahalı bir şehir olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Canlı bir hayat ve bol etkinliklerin olduğu bir yer düşünüyorsanız kesinlikle burayı tercih edebilirsiniz.

Hamburg, ulaşım açısından biraz sıkıntılı bir yerdir. Şehrin kalabalık olması ve toplu taşıma araçlarının sık kullanılması bunu etkilemektedir. Ama bir İstanbul’dan daha sakin olduğunu söyleyebiliriz. Yine de ulaşım açısından daha rahat bir yer tercih etmek gibi bir niyetiniz varsa tercihinizi değiştirmenizi öneririz.

Ekonomik Şartlar

Hamburg Limanı, şehrin en büyük ekonomi alanıdır. Hamburg’un liman şehri olmasından dolayı şehirde süregelen ticaret geleneğinin limanın hayata geçmesiyle birlikte aktif düzene geçtiğini söylemek yerinde olacaktır. Dış ticaret, lojistik ve sivil havacılık merkezi olarak bilinen Hamburg, finans ve hizmet sektörleri ile daha bir öne çıkmaktadır. 2016 yılı verilerine göre finans, sigorta, emlak ve hizmet sektörleri eyalet ekonomisine % 33 oranında katkıda bulunmuştur.

Bremen

 

Sakin ve sükûnet içinde bir yaşam tercih edenler için Almanya’da yaşanacak 10 şehirden en güzelinin Bremen olduğunu söyleyebiliriz. Tarihin farklı dönemlerinde kendinden söz ettiren kent, Grimm Kardeşler tarafından kaleme alınan “Bremen Mızıkacıları” adlı masal ile daha fazla bilinmektedir. Şehrin dört bit yanında tarihi dokular, heykeller, müzeler ve gotik tarzda yapılan binalar yer alır. 600 yılı geçkin bir geçmişi olan Belediye Sarayı, şehrin en önemli ve en bilinen noktalarından biridir. Kuzey Almanya’da bulunması mimari açıdan bu özelliğini en net şekilde yansıtmaktadır. Turistlerin yoğun olarak uğradıkları “Özgür Hansa Şehri” Bremen’in en ünlü yerlerinden biridir.

Sakin insanları ve etkinlikler bakımından zengin yönleriyle öne çıkan Bremen, ulaşım açısından oldukça rahat bir yerdir. Şehrin çok da kalabalık olmaması bunu önemli oranda etkilemeyi başarmaktadır. Burası hem yaşamak açısından hem de turistik gezi yapmak açısından önemli bir yerdir. BremerFreimarkt, Universum Bilim Merkezi, Worpswede Sanatçı Kolonisi ve BremerhavenDenizcilik Müzesi gibi kentin en bilinen yerleri, her yıl binlerce turisti ağırlamaktadır.

Ekonomik Şartlar

Almanya’nın geneli aslında ekonomik anlamda zengindir. Çalışan insan sayısının fazla olması iş gücünün artmasını en çok tetikleyen nedenlerden biridir. Gerek göçmenler gerekse de yerliler, çalışma hayatına girmeden Almanya’da uzun süre barınamazlar. Bu da genel olarak şehirlerinin ekonomik anlamda güçlü ve dinamik bir yapıya sahip olmasını etkilemektedir. Tabi son yıllarda dünya genelinde yaşanan göçmen krizi, Bremen’i de etkilemiş ve bu yüzden başta konutların yetersiz kalması ve ulaşımın daha zor olması, şehirde göze çarpan detaylar arasında yer almaktadır.

Bonn

bonnTürk nüfusunun yoğunlukta olduğu Bonn, Almanya’nın eski başkentidir. Bu özelliğinden olsa gerek hâlâ bazı devlet kurumları bu şehirde yer almaktadır. Köln, Duesseldorf ve Frankfurt’a yakın olması, şehrin daha fazla göç almasını etkilemiştir. Gece hayatının çok hareketli olmaması gençlerin daha çok diğer şehirlere gitmelerini etkilemektedir. Yaşam kalitesi ve ekonomik anlamda kaliteli olması, göçün bu kentte daha fazla olmasını etkilemiştir. Ulaşım açısından çok sıkıntısının olmaması, rahat bir şekilde gidiş-gelişleri sağlamaktadır.

Şehirde havalimanının olmaması bazen sorun edilse de Köln, buraya çok yakındır ve bu hava yolculuğunu daha rahat hale getirmektedir. Şehir içi ulaşımında ise herhangi bir sorunun olmadığını belirtmek gerekiyor.

Ekonomik Şartlar

Avrupa’da yaşayan insanlar çalışkan insanlardır ve daha da önemlisi burada çalışmadan barınmak biraz zordur. Bonn, ekonomi anlamında Almanya’nın ileri gelen kentlerinden biridir. Eski başkent olması nedeniyle geçmişten kalan finansal alanlar varlığını korumaya devam ediyor. Dış ticaret ve hizmet sektörleri burada da yaygındır. Almanya’da yaşanacak 10 şehir arasında olmasından dolayı göçten Bonn da nasibini almıştır.

Leipzig

leipzigMüzik, ticaret ve eğitim denince Almanya’da akla gelen ilk yer Leipzig kentidir. Leipzig Saksonya eyaletinin en büyük kenti olması, şehrin biraz daha cazibeli olmasını etkilemektedir. Tarihi geçmişi uzun yıllar öncesine dayanan kent hakkında yapılan araştırma sonuçlarına göre şehrin kuruluşunun 1000 yıl öncesine dayanmaktadır. Bu özelliği, şehrin dört bir yanında kendini gösteren mimari tasarımlardan da belli ettiriyor kendini.

Eski dönemlerde bir ticaret kenti olan Leipzig, bu özelliğini kanıtlayan eski fuar ve ticaret hanları, şehrin hem turistik açısından zengin olmasını hem de geçmiş dönemdeki önemini en iyi şekilde anlatmaktadır. Modern hayatın etkisi ulaşım, altyapı alanlarında düzelmelerin görüldüğü şehir, otomotiv alanında ileri gelen kentlerden biridir. Bunu en çok tetikleyen şey ise BMW ve Porsche’nin kendi fabrikalarını burada kurmalarından kaynaklanmaktadır.

Ekonomik Yaşam

Otomotiv sektörünün parlak bir noktada olmasından dolayı Leipzig’in zengin bir ekonomiye sahip olduğunu söylemek gerekiyor. Bunun haricinde finans, hizmet sektörü ve dış ticaretin de yoğun olarak işlediği şehir, genel olarak incelendiğinde Almanya’nın en yaşanılır ve en güçlü ekonomisine sahip kentleri arasında yer alıyor.

Düsseldorf

dusseldorfDüsseldorf, Almanya’da yaşanacak 10 şehir arasında düzen ve tertibi ile ilk sıralarda yer alır. Dünyanın farklı yerlerini gezmiş gezginler, Londra, Paris ve Brüksel gibi dünyanın önde gelen kentlerine göre çok daha temiz olduğunu söylemektedir. Alışveriş merkezlerinin yoğun olduğu Düsseldorf için “Almanya’nın Nişantaşı” yakıştırması yapılır. Gerçekten de büyük iş merkezleri ve alışveriş mağazalarının yoğun olması ve fiyatlar bakımından da diğer kentlere göre daha yüksek olması bu düşüncenin oluşmasına neden olmaktadır.

Almanya’nın en kalabalık 7. Şehri olan Düsseldorf, ikinci dünya savaşından sonra Batı Almanya’da yer almıştır. Savaşın izlerini üzerinden atmak için muazzam çalışmaların yapıldığı şehirde altyapı ve ulaşım adına herhangi bir sorunun olmadığını söylemek yerinde olacaktır.

Ekonomik Şartlar

Almanya’nın büyük şirketlerinin merkezi konumunda olan Düsseldorf, bu özelliği ile ülke ekonomisine önemli oranda katkıda bulunmaktadır. Yaşam şartları diğer kentlere göre biraz daha pahalı olsa da buranın temizliği, sıcaklığı ve gezmek için sunduğu mekanlarının buna değer olduğunu söylemek gerekiyor. Finans, dış ticaret, hizmet sektörleri gibi alanlarda gelişen Düsseldorf, Almanya’da yaşanacak en güzel şehirlerden biridir.

Almanya’da Üniversite Okumak İçin 5 Önemli Neden

Bir ülkede eğitim almak için geçerli nedenlerin oluşması ve bu nedenlerde haklılık payının yüksek olması gerekir. Günümüzde birçok ülkede üniversite eğitimi alma imkânı bulunmaktadır. Ancak bazı ülkeler vardır ki, bu ülkeler üzerinde düşünmek ve tercihte bulunmak, diğer ülkelere göre daha fazla avantaj sağlar. Almanya da böylesine geniş avantajlara sahip olan bir ülke olup eğitim alanların kesinlikle eğitimden sonraki dönemlerinde daha parlak bir kariyere sahip oldukları gözlemlenen bir durumdur. Almanya’da üniversite okumak için geçerli birçok neden vardır elbette. Ancak biz bu yazımızda, bu ülkede eğitim almanın en büyük 5 nedenini ele alarak tercihinizi yaparken daha isabetli sonuca ulaşmanıza yardımcı olacağız.

Uluslararası Geçerlilik ve Binlerce Bölümde Okuma Şansı

Akademik eğitim almak, her öğrencinin isteyeceği en temel şeylerden biridir. Türkiye veya dünyanın diğer ülkelerinde bu imkânı elde etmek çok fazla mümkün olmayabiliyor. Ancak Avrupa’nın en gelişmiş ülkesi olan ve ekonomik anlamda Avrupa’nın 3. büyük ülkesi konumunda olan Almanya için bunu kolaylıkla söyleyebiliriz. Almanya’daki üniversitelerin birçok bölümünde akademik eğitim alma şansı yakalanabilir. Binlerce programın yer aldığı Almanya üniversitelerinde istediğiniz herhangi bir bölümü kolaylıkla okuyabilir ve aynı zamanda bu bölümlerden alacağınız diploma ile istediğiniz ülkede çok iyi koşullarda rahatlıkla iş bulabilirsiniz. Aldığınız diplomalar YÖK tarafından kabul edileceği için Türkiye’ye dönüp kariyerinize ülkenizde de devam edebilirsiniz.

Eğitim ve öğretim kalitesi

Eğitim kalitesi, özellikle de üniversite döneminde önemlidir. Çünkü bu dönemden sonra hayatın gerçek başlangıç noktası devreye girmeye başlar. Dolayısıyla üniversitede alınacak eğitimin niteliği çok önemlidir. Türkiye’de eğitim gören üniversite öğrencileri hatta daha alt sınıflardaki öğrenciler genelde ezbere dayalı yani teorik eğitimden geçerler. Bu da ilerleyen dönemlerde iş hayatlarının olumsuz yönde etkilenmesine neden olmaktadır. Almanya’da üniversite eğitiminde teorik eğitimin yanında bir de pratik eğitime yer verilmektedir. Bu sayede öğrenciler mezun olmadan mesleklerini öğrendikleri için iş arayan birçok adaydan daha avantajlı bir konumda olurlar.

Gelişim ve Kariyer Fırsatı

Almanca, Avrupa’da en çok konuşulan dildir ve günümüzde birçok ülkede ticari faaliyetlerde ihtiyaç duyulan bir dil olarak görülmektedir. İngilizce her ne kadar dünyada daha fazla tercih edilen bir dil olsa da ikinci bir yabancı dile ihtiyaç özellikle iş hayatında kariyer yapmak için çok daha etkilidir. Almanya’da üniversite eğitimi alınırken kullanılan dil Almancadır ve bu özelliği sayesinde öğrenciler ikinci yabancı dili öğrenme fırsatı elde ederek gelişim ve kariyer fırsatı sahibi olabiliyorlar.

Ekonomik Eğitim Ücretleri

Üniversite masrafları, diğer eğitim dönemlerinde yapılan harcamalardan daha fazladır ve bu hemen hemen her ülkede kendini gösterir. Almanya’da üniversiteler hala bağlı bulundukları eyaletler tarafından fonlandığı için harç ücretleri oldukça düşüktür. Üniversiteden üniversiteye değişmekle birlikte ortalama harç ücretleri 100 -1500 Euro arasında değişir. Eğitim giderleri denince akla sadece okul harçları gelmemelidir. Bununla birlikte kişisel masraflar için harcanması gereken rakamlar da yine bu konuda ele alınmalıdır. Almanya’da üniversite eğitimi alan uluslararası öğrenciler için aylık gider 720 Euro olarak belirlenmiştir. Bu rakam da Almanya’nın Amerika, İngiltere, Kanada gibi birçok ülkeden daha ekonomik olduğunu göstermektedir.

Lisans ve Yüksek Lisans Fırsatı

Üniversitenin 4 yıllık bir bölümünden mezun olan öğrenciler, eğitimlerine devam etmek için yüksek lisans okurlar. Çoğu ülkede 4 yıllık bölümden mezun olunduktan sonra yüksek lisansa başvuru için birtakım şartlar aranır ve öğrenciler bazı sınavlara tabii tutulur. Ancak Almanya’da üniversite eğitimi gören öğrenciler, mezun olduktan sonra doğrudan, sınavsız bir şekilde yüksek lisans eğitimine başlayabilmektedir.

Tüm bu avantajları bir araya getirdiğinizde eğitiminiz için en iyi fırsatların Almanya’da sunulduğunu göreceksiniz. Kayıt hakkında bilgi edinmek ve Almanya üniversiteleri hakkında detaylara ulaşmak için sitemizin ilgili bölümlerini ziyaret edebilir bizi iletişim numaralarımızdan arayabilirsiniz.

Almanya’da Okumak Neyi Değiştirir?

Avrupa denince ilk akla gelen yer Almanya’dır. Gelişmiş ekonomisi ile dünyanın gözde ülkelerinden biri olması sebebi ile ve daha birçok yönüyle Almanya kendinden en çok söz ettiren ülkelerin başında gelir. Almanya’nın gelişmiş yönlere sahip olmasının birçok avantajı bulunmaktadır bu durum eğitim dünyasında da kendini gösterir ve eğitim alanında başarılı çok sayıda öğrencinin her sene farklı ülkelerde iş bulma ve kariyer yapma fırsatı sunuyor. Almanya’da üniversite eğitimi almanın birçok yönden avantajı bulunmaktadır. Bunların en başında tüm dünyada geçerli olan diploması gelmektedir ve daha da önemlisi iş bulma alanında Alman diplomalarının önemli hatırı sayılır bir yeri bulunmaktadır.

Kozmopolit bir ülkede eğitim almanın ne kadar büyük anlam taşıdığını ve ilerleyen hayatta özellikle çalışma hayatına nasıl katkıda bulunduğu üzerine hiç analiz veya araştırma yaptınız mı?

Almanya, Avrupa’nın en çok göç alan ülkesidir ve bu durum Almanya’nın kozmopolit bir yapılanmaya sahip olmasını etkilemiştir. Burada üniversite eğitimi alan öğrenciler bu avantajı en iyi şekilde değerlendirme imkanına sahip olurlar. Peki, bu durumun eğitim alanında ne gibi avantajları olur?

Kozmopolit bir ülkede yaşamak veya belli bir süre burada kalmak, insanın öngörüsünün açılmasında son derece etkili olur. Çünkü farklı ırklarla bir arada bulunmak, farklı kültürleri bir arada yaşamak, gelecek hayata dair daha umutlu bakmayı sağlamakta ve iş hayatında grup çalışmalarında daha başarılı olmayı sağlamaktadır.

Almanya’da eğitim alırken çok fazla masrafa girmezsiniz

Bir ülkede eğitimin kaliteli olup olmadığı, eğitim için harcanan devlet bütçesinden anlaşılır ve ciddi anlamda eğitime yatırım yapan ülkelerde eğitim masrafları daha azdır. Türkiye’de bir öğrencinin yıllık ortalama olarak üniversiteye harcadığı para ortalama 10 bin TL’yi bulmaktadır. İngiltere, Amerika, Kanada ve diğer ülkelerde ise bu rakam daha yüksektir. Almanya’da üniversite eğitimi ücretsizdir ve yıllık harç miktarı sadece 580 Euro olarak hesaplanmaktadır. Bu da burada eğitim alan öğrencilerin daha ekonomik rakamlarla eğitimlerini tamamlamalarına katkıda bulunmaktadır. Günümüzde gerek ülkemizden gerekse de dünyanın diğer ülkelerinden her sene binlerce kişinin üniversite eğitimine devam etmek için Almanya’da üniversite okumak istemelerinin en büyük nedenlerinden biri de budur.

Yüksek lisans için sınava girmeye gerek yok!

Yüksek lisans eğitimi, çoğu öğrencinin tercih ettiği bir eğitim dönemidir. Ancak bu eğitim dönemine devam edebilmek için Türkiye ve diğer ülkelerde sınavlara girmek gerekiyor, Türkiye dışında; Amerika, Kanada, İrlanda veya diğer ülkelerde yüksek lisans eğitimi almak için İngilizce dilbilgisi sınavlarından yüksek not almak gerekiyor. Almanya’da ise durum bir daha farklı ve kolaydır. Almanya’daki üniversitelerin 4 yıllık herhangi bir bölümünden mezun olan öğrenciler, yüksek lisans eğitimine devam edebilmek için herhangi bir sınava girmeden direkt olarak geçiş yaparlar bu da büyük bir avantaj olarak değerlendirilmektedir.

Almanya üniversiteleri hakkında bilgi edinin

Her ne kadar diğer ülkelere göre birçok yönden avantajlar bulunsa da eğitim hayatınıza nerede devam etmeye karar verirseniz verin, öncelikle gideceğiniz ülke hakkında kapsamlı bilgilere ulaşmanızı öneririz. Çünkü eğitimin kaliteli olması kadar ülkelerdeki yaşam kalitesi ve sunulan olanaklar da önemlidir. Uzun bir dönem kalınacak ülke hakkında bilgi edinmek bu yüzden önemlidir. Almanya’da üniversite eğitimi hakkında daha detaylı bilgilere ulaşmak ve yaşam şekli hakkında bilgi edinmek için sitemizin ilgili bölümünü ziyaret edebilir, yurtdışı eğitim danışmanlarımızdan gerekli bilgileri edinebilirsiniz.

Almanya Tıp’ta En İyi 10 Üniversite

Almanya, özellikle tıp ve tıpla ilgili diğer alanlarda vermiş olduğu mükemmel eğitimi nedeniyle uluslararası öğrenciler arasında en çok tercih edilen ülkelerden biridir.

2013/14 CHE Üniversite Sıralaması sonuçlarına göre, (Alman yüksek öğrenim kurumlarının en kapsamlı ve ayrıntılı sıralamasıdır) Almanya’da Tıp eğitimi alan öğrenciler arasında yapılan değerlendirmede;

Yurtdışından Gelen Öğrenciler İçin Eğitim Alanında Sunulan Destekler,

  • Sahip olunan Öğrenci Değişim Programlarının çekiciliği,
  • Değişim yerlerinin sayısının yeterliliği,
  • Yurtdışında kalış hazırlığı için sunulan destek ve rehberlik (burs, eğitim ücretinden muafiyet)
  • Yurtdışında yapılan çalışmaların akreditasyonu ve kalışın yurtdışındaki çalışmalara entegrasyonu

 

İş Piyasasına Hazırlık

  • öğrencilerin, kendi üniversiteleri tarafından sunulan mesleki alan ve iş piyasasıyla ilgili programları değerlendirmeleri,
  • Bu mesleki alan ve iş piyasasındaki gelişmelerin öğrencilere tanıtılması için sunulan özel programlar ve dersler,
  • İşe yerleştirmede ve iş aramada destek,
  • iş dünyası ile işbirliği içinde diploma çalışma konularını düzenlemek,
  • İsteyen öğrencilere eğitimleri tamamladıktan sonra iş

 

Tedavi Odaları – Teknik Ekipman Yeterliliği

  • Tedavi odalarının sayısı, sahip olunan teknik imkanlar, öğrencilerin kullanımına açık olup olmaması gibi konular,

 

Öğrencilerle İletişim

  • Öğrencilerin diğer öğrencilerle olan işbirliğini ve diğer öğrencilerle olan temaslarını değerlendirmesi (Fakültedeki atmosfer için bir göstergedir)

Araştırma –  Karşılaştırma

  • Araştırmada profesörlerin görüşlerine göre önde gelen diğer üç kurumun hangileri olduğu,
  • Web sitesinde yer alan öğrenci, mezun ve akademisyen yorumları,

gibi kıstaslar göz önünde tutulduğunda Almanya’daki tıp alanındaki en iyi 10 üniversite aşağıdaki gibi sıralanmıştır.

Heidelberg Üniversitesi

630 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Heidelberg Üniversitesi, 1386 yılında Heidelberg’de kurulmuştur. Üniversite mükemmel bir Tıp bölümüne sahiptir. Bu bölüm, bölgede ve çevresinde 21. yüzyılın tıbbi zorluklarının üstesinden gelmeyi hedeflemektedir. Günümüzde üniversite, dünyaca tanınmış araştırma kurumlarının canlı ve etkileşimli bir merkezi olup, öğrencileri dünyanın dört bir yanından çekmektedir.

 

Rwth Aachen Üniversitesi

1966’da kurulmuş olan RWTH Aachen Üniversitesi dokuz farklı fakülteye ev sahipliği yapmaktadır. Üniversite bünyesinde bulunan Klinikum Aachen, iyi bir hastanede olması gereken çeşitli profesyonel klinikler, teorik ve klinik enstitüler, araştırma tesisleri, konferans salonları, tıbbi uzmanlık okulları ve diğer zorunlu tesisleri içermektedir. Tıp Fakültesi’nde okuyan yaklaşık 2,700 aday öğrenci bulunmaktadır.

Lübeck Üniversitesi

Araştırmalarıyla ün yapmış olan Lübeck Tıp Fakültesi, 21. yüzyılın henüz çözümlenmemiş büyük tıbbı sorunlarına çözümler üreterek, Enfeksiyon ve Enflamasyon, Beyin, Davranış ve Metabolizma, Tıbbi Genetik ve Biyomedikal Teknolojiler alanında mükemmellik standartlarında araştırmalar yapmaktadır.

Üniversite öğrencilere, gelecek için gerekli teknik bilgi, pratik yetenek ve beceriler, bilimsel çalışma sunumu, sosyal ve etik beceri alanlarında yetkinlik kazandırmayı amaçlamaktadır.

Witten / Herdecke Üniversitesi

1983’te kurulan Witten / Herdecke Üniversitesi Almanya’daki en eski özel üniversiteler arasında çok prestijli bir konumda bulunmaktadır. Üniversitede yaklaşık 1200 lisans öğrencisi, Tıp, Hemşirelik Bilimleri, Diş Hekimliği, Ekonomi, Felsefe ve Kültür dersleri almaktadır. Üniversite öğrencileri kabulde mülakat yapmakta ve seçeceği öğrencileri neden bu bölümü tercih ettiklerini en iyi şekilde ifade edenleri tercih etmektedir. UWH özel bir üniversite olduğundan aylık eğitim ücretleri 400 – 1000 Euro arasında değişmektedir. Bununla birlikte, uluslararası öğrenciler hibe ve burs başvurusunda bulunabilmektedir.

Magdeburg Üniversitesi

Magdeburg Üniversitesi, Teknik Üniversite, Öğretmen Eğitim Koleji ve Tıp Fakültesi’nin 1993 yılında bir araya getirilmesiyle kurulan eyaletteki en genç üniversitelerden biridir. Üniversitenin Tıp Fakültesi, Saksonya bölgesindeki geniş bir yelpazede ciddi hastalıklarla ilgilenmek için yaklaşık 1300 uzman eğitmen sağlamaktadır. Öğretim elemanları ve öğrenciler arasındaki yakın işbirliğine özel bir vurgu yapılmaktadır. Kurum bir yıllık bir sürede yaklaşık 45.000 hastaya hizmet vermektedir. Üniversite bu şekliyle eğitim almak isteyen öğrenciler için uygulamalı tıp eğitimi sunmaktadır.

Münster Üniversitesi

1780’de kurulmuş olan Münster Üniversitesi, 15 farklı departmanı barındıran, yedi tesis üzerinde kurulmuş,  250 farklı ders imkanı sunan tarihi bir üniversitedir. Üniversite, 5 bine yakın uzman akademik personelle, 37 bin öğrenciye ders vermektedir. Üniversitenin Ayrıca, dünyanın farklı ülkelerindeki çeşitli akademik kurumlarla yaklaşık 400 ortaklık anlaşması bulunmaktadır. Üniversite, bilgi, araştırma ve merakı geliştirmeyi amaç edinmiştir.

Würzburg Üniversitesi

Almanya’nın Bavyera Eyaletinde bulunan ve resmi adı ‘’Jullus-Maximilians Universiteat Würzburg ‘’ olan Üniversite 1582 yılında kurulmuştur. 28.000’den fazla öğrencisiyle 600 yıllık bir geçmişe sahip olan Üniversite dünyanın en iyi 100, Almanya’nın da en iyi 30 üniversitesinden biridir. Üniversitede 1000’den fazla yabancı öğrenci eğitim almaktadır. Üniversite, modern bir kütüphaneye, yeni bir liberal sanat kampüsüne ve araştırma enstitüsüne ev sahipliği yapmaktadır. Würzburg’dan mezun olan 14 Nobel ödülü sahibi bilim adamı bulunmaktadır. Üniversiteki beş fakültede, beşeri bilimler, hukuk ve ekonomi, sosyal ve doğa bilimleri, yaşam bilimleri, tıp ve mühendislik alanlarında eğitim verilmektedir.

Tübingen Üniversitesi

Tubingen Üniversitesi, Almanya’nın en iyi üniversite kentinde bulunan en eski klasik üniversitelerden biridir. Üniversite, tıp, doğa bilimleri ve beşeri bilimlerdeki başarısı nedeniyle uluslararası alanda ün yapmıştır. Üniversitede tıp ve kimya alanında Nobel ödüllü çalışmalar yapılmaktadır. Klinik, bilimsel enstitüler ve teorik tesisleri içeren Tıp bölümü, Baden-Württemberg bölgesindeki en büyük tıp eğitim enstitüsüdür.

Freiburg Üniversitesi

Freiburg Üniversitesi, Almanya’daki beşeri bilimler, sosyal bilimler ve doğa bilimler dallarında en başarılı üniversitelerden biridir. 11 fakültesiyle eğitim veren üniversite, dünyanın her noktasından gelen öğrencilere kalite ve uzmanlığa dayalı bir için eğitim sunmaktadır. Freiburg tıp merkezinde, tıbbi yardıma ihtiyacı olan yaklaşık 58.000 hastanın bakımını üstlenen 10 000’den fazla profesyonel kadrosu bulunmaktadır. Üniversitenin Tıp Merkezinde, temel bilim ve klinik araştırmanın en son tıbbi uzmanlığa dayalı tedavilerini gerçekleştirmek amacıyla yeni çalışmaları teşvik eden bir model esas alınmaktadır.

Leipzig Üniversitesi

Leipzig Saksonya Üniversitesi, Almanya’nın ikinci en eski üniversitesidir. Leibniz, Goethe, Nietzsche, Wagner ve Angela Merkel’in de aralarında bulunduğu ünlü öğrenciler Leipzig üniversitesinden mezun olmuştur. Üniversiteden mezun olanlar arasında dokuz Nobel ödülü sahibi de bulunmaktadır. Tıp Fakültesi, insan tıbbı ve diş hekimliği alanlarında 3.000’i aşkın öğrenci eğitim almaktadır. Tıp Fakültesi, Üniversite Hastanesi ile birlikte, Saksonya’daki en büyük sağlık kuruluşları arasında beş ayrı bölümde faaliyet gösteren 48 klinik ve enstitüye ev sahipliği yapmaktadır. Leipzig Tıp Fakültesi’nin sloganı, yenilik geleneği olan araştırma, öğretim ve iyileştirmedir.

 

Bu makale studying-in-germany.org sitesinden faydalanarak hazırlanmıştır.

QS World University Rankings 2019 Listeleri Yayınlandı!

QS World University Rankings 2019 Listeleri Yayınlandı!

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)’den Rekor Birincilik

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT), birbirini takip eden yedi yıl boyunca QS Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda ilk sırada yer alarak tarihe geçti. Başka hiçbir üniversite üst üste bu kadar süre birinciliği devam ettirmemişti.

ABD Üniversitelerin Üstünlüğü Devam Ediyor

Listeden de anlaşılacağı gibi MIT, ABD’den tablonun en üstündeki konumun tadını çıkarmaya devam eden tek kurum değildir. Stanford Üniversitesi, Harvard Üniversitesi ve California Teknoloji Enstitüsü (Caltech), sırasıyla dünyadaki ikinci, üçüncü ve dördüncü sıradaki pozisyonlarını korumaktadır. İlk 10 üniversite içinde beş Amerikan üniversitesi bulunuyor.

Yale Üniversitesi, Columbia Üniversitesi ve Michigan Üniversitesi gibi üniversitelerde olduğu gibi geçen yıla göre bu yıl daha fazla ABD üniversitesi listelerdeki sıralamalarda yerini yükselterek dünyanın en iyi 20’sine daha fazla ABD üniversitesinin girmesini sağlamıştır.

İngiltere’deki En İyi Üniversiteler İstikrara Kavuşmuş Gözüküyor

İngiltere üniversiteleri için zor geçen birkaç yıldan sonra, 2019 sıralamasıyla istikrara geçişin sağlandığı gözükmektedir. Amerika’da olduğu gibi, ilk 10 içinde olan iki üniversitesi sıralamada geriye düşmesine rağmen, genelde UK üniversitelerinin daha fazla üst sıralara tırmanmaya başladığı görülüyor.

Bunlardan biri de Oxford bir önceki yılın listesinde Cambridge Üniversitesinin gerisinde olup ta bu yıl bu üniversitenin önüne geçen Oxford Üniversitesidir. Oxford’un bu yılki sıralamasında yükselişinden memnun kalan Rektör Yardımcısı Profesör Louise Richardson,  Bu sonucun, akademik kadrolarından ve Avrupa kıtası ve Dünya genelindeki araştırma ortaklarının yetenek ve kalitesinden kaynaklandığını ifade etmektedir.

Avustralya İçin Boş Bir Top 20

Geçen yıl Avustralya Ulusal Üniversitesi Down Under ilk 20’ye girerek Avustralya’nın dünyanın ilk 20’sindeki tek üniversitesi olmuştu. Ne yazık ki bu başarı uzun sürmedi, ANU bu sene dört basamak gerileyerek ilk 20’den düştü. Listede Avustralya için iyi haberler de var. Geçen yıla göre yedi Avustralyalı üniversiteden beşi ilk 100’deki konumlarını iyileştirdiler.

Toronto Kanada’da net çekiyor

Kanada, ABD’de okumak için cazip bir alternatif olmaya devam ediyor, ancak bu yıl Kanada üniversitelerinin çok büyük başarıları bulunmuyor. McGill Üniversitesi’nden beş sıra ileride olan Toronto Üniversitesi ülkede en yüksek dereceli kurum olmaya devam ediyor. Şu anda ilk 50’de üç Kanada üniversitesi olmasına rağmen, bir önceki yıllara göre Alberta Üniversitesi’nin bu yıl 90’dan 109. sıraya kadar düşmesiyle ilk 100’de başka bir kurum bulunmamaktadır.

 

Münih Teknik Almanya’nın En iyi Üniversitesi olmaya Devam Ediyor

Kıta Avrupası’nın en iyileriyle rekabet eden Alman üniversiteleri, bu yılki listenin ilk 50’si içinde yer alamamalarına rağmen üniversitelerinin neredeyse tamamında ücretsiz öğrenim vaadi uluslararası öğrenciler için cazibe merkezi olmaya devam etmektedir. Technische Universität München, ülkenin en iyi üniversitesi olmaya devam ediyor. İlk 100 içinde olan 3 Alman üniversitesi bir önceki yıla göre ikişer, üçer basamak ilerleyerek başarılarını arttırmışlardır.

İlk 500 ve ilk 1000 sıralamasına giren Türk Üniversitelerinin Sayısı Azaldı

Geçen yıla göre ilk 500 sıralamasına giren Türk üniversite sayısı 5’ten 2’ye geriledi. İlk 1000 sıralamasında ise geçtiğimiz yıl 11 üniversite listelere girerken bu yıl bu sayı 10’a düşmüştür. Bu yıl ki listenin başını Koç, Bilkent, Sabancı gibi vakıf üniversiteleri çekmektedir.

www.topuniversities.com

Yurtdışında Üniversite Okumanın Avantajları

Türkiye’deki özel üniversite fiyatlarıyla dünyanın en iyi üniversitelerinde okuma fırsatları ve gelişmiş ülkelerde diğer dünya kültürleriyle iç içe yaşam tecrübesi birçok öğrenci adayına Türkiye’de okumuş olmaktan çok daha fazla avantajlar sağlamaktadır.

Ülkemizdeki eğitim sistemi gün geçtikçe daha iyi seviyelere geliyor olsa da henüz her öğrenciye eşit seviye de eğitim imkânları tanınamamakta ve buna bağlı olarak birçok öğrenci dilediği eğitimi alamamaktadır. Bu sebeple, her yıl binlerce öğrenci üniversite eğitimi almak için daha iyi koşulların sunulduğu ülkelere gitmektedir.

Daha Fazla Göster

ITEBS, Türkiye’deki eğitim olanakları idealleriyle örtüşmeyen öğrencilere ve okuduğu üniversiteden veya bölümden memnun olmayan, hedefleri büyük ve kararlı öğrencilere yurtdışı eğitim kapılarını aralıyor!

Siz de dünyanın en iyi üniversitelerinde en iyi koşullarla okuma firsatını yakalayabilirsiniz.

Yurtdışında eğitim almak, sunduğu kaliteli eğitim olanaklarıyla birlikte, kişiye kazandırmış olduğu birçok tecrübe nedeniyle de çok doğru bir tercihtir.

Birçok Ülkede Üniversiteye Giriş Sınavına Gerek Kalmadan Okuyabilirsiniz

  • Yurtdışındaki birçok üniversiteye kabul için YGS ve LYS başarı şartı aranmadığı için ülkemizdekilerden çok daha kaliteli üniversitede istediğiniz bölümde okuma imkanı bulabilirsiniz.

Okumak İstediğiniz Bölümde Eğitim Alabilirsiniz

  • Önceden araştırmasını yaptığınız, kendinize uygun olduğunu düşündüğünüz bir üniversitede, istediğiniz bölümde eğitim aldığınız için daha başarılı ve daha mutlu olursunuz.

Düşük Ücretlerde Çok Daha Kaliteli Bir Eğitim Alabilirsiniz

  • Ülkeden ülkeye değişmekle birlikte okul ücretleri, konaklama ve diğer yaşam giderleri hesaplandığında ülkemizdeki özel üniversitelere ödenen tutarlarla ve bazen de daha düşük maliyetlerde çok daha kaliteli bir eğitim alabilirsiniz.

Daha Kısa Sürede Mezun Olabilirsiniz

  • AB ülkelerinde ve diğer birçok ülkede lisans programları genellikle 3, master programları 1 yıl olduğundan bir yıl dil hazırlığı alındığı düşünülse bile ülkemizdekinden daha kısa sürede mezun olabilir iş hayatına daha erken başlayabilirsiniz.

Yök Denkliği Olan Prestijli Üniversitelerde Okuyabilirsiniz

  • Yurtdışında üniversite eğitimini tercih ettiğinizde dünya başarı sırlamasında ilk 500 ve ilk 1.000’de olan yüzlerce okuldan birinde yüksek standartlarda eğitim alma fırsatı yakalayabilir, ülkenize döndüğünüzde Yök Denkliği olan bir diplomaya sahip olabilirsiniz.

Stajlar, Araştırma Projeleriyle Uzmanlaşma İmkanı Yakalarsınız

  • Yurtdışında üniversite eğitimi aldığınızda, üniversitelerin kendi bünyelerinde, iş dünyasıyla, diğer ülkelerdeki okul ve kurumlarla yürüttükleri ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmalara katılabilir, okuduğunuz alanda uygulama yapma ve uzmanlaşma imkanı bulabilirsiniz.

Tarihi/Modern Üniversite Kampüslerinde Aktivitelerle Dolu Bir Eğitim

  • Yurtdışındaki köklü üniversitelerin tarih ve modernitenin iç içe olduğu kampüslerinde eğitim alırken, okulun ve şehrin sunmuş olduğu, kültür, sanat, spor, tarih, doğayla ilgili tüm imkanlarından sonuna kadar faydalanabilirsiniz.

Öğrenciyken Çalışabilirsiniz

  • Yurtdışındaki birçok ülkede üniversite eğitimine katılan öğrencilere yasal çalışma izinleri verildiğinden, okurken aynı zamanda çalışıp masraflarınızın karşılanmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Mezuniyet Sonrasında En İyi İşletmelerde Kariyer İmkanı

  • Mezuniyet sonrasında da verilen oturum izinleriyle iyi bir iş bulabilir, böylelikle hem iş tecrübesi edinebilir hem de önceki yıllarda ödemiş olduğunuz eğitim giderlerinizin karşılığını alabilirsiniz.
  • Yurtdışında eğitim kaliteleri ülkemizdeki birçok üniversiteye göre çok daha üst seviyelerde olan üniversitelerden mezun olduğunuzda sahip olacağınız prestijli diplomalarla, hem eğitim aldığınız ülkede hem kendi ülkenizde hem de başka ülkelerde seçkin firmalarda iş bulabilir, parlak bir kariyere sahip olabilirsiniz.
  • Yurtdışında bir üniversiteden mezun olmak; sağladığı iyi eğitim, yurtdışı tecrübesi, kazandırdığı kültürel birikim ve toplum tarafından kabul gören prestijli bir diploma kişiye sosyal statü açısından çok şey kazandırır.

En Az İki Yabancı Dili Çok İyi Seviyede Öğrenebilirsiniz

  • Yurtdışındaki üniversite eğitiminde katıldığınız programın eğitim diline göre İngilizcenizi, Almancanızı ve aynı zamanda bulunduğunuz ülkenin ana dilini çok iyi bir şekilde öğrenme imkanı bulursunuz.

Yeni Kültürler tanıyabilir, Geniş Bir Vizyon Sahibi Olursunuz

  • Yurtdışında üniversite eğitimi aldığınızda ailenizden ve ülkenizden uzak kalarak tek başınıza zorluklarla başa çıkmayı öğrenirsiniz.
  • Gitmiş olduğunuz ülkenin kültürünü tanımanın yanında sizin gibi farklı milletlerden farklı ırklardan farklı kültürlerden gelen insanlarla tanışıp arkadaşlıklar kurarak geniş bir vizyon sahibi olursunuz.

Yurtdışında Eğitim imkanları hakkında detaylı bilgi almak için “Üniversite Araştır” formumuzu doldurabilir ve bizimle iletişime geçebilirsiniz.

YÖK’ün Tanıma ve Denklikle ilgili Yapmış Olduğu Duyurular

YÖK’ün Tanıma ve Denklikle ilgili Yapmış Olduğu Duyurular

 

25.08.2016 Tarihli  “Yurt Dışında Yükseköğrenim Görmek İsteyenlere Duyuru” Yök bu duyurusunda;

  • Yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından alınan diplomaların Türkiye’de geçerli olabilmesi için Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından onaylanarak denklik belgesi verilmesi gerektiğini;
  • Türkiye’de Bulunan Yükseköğretim Kurumları hakkında “Anayasamızın 130. maddesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca vakıflar ve devlet tarafından kanunla kurulacağı ve buna aykırı olan kurumlardan alınacak diplomalara denklik verilmesi kesinlikle mümkün olmadığı,
  • Bazı aracı kuruluşların, basın ve yayın organlarına vermiş oldukları ilanlarda, reklamını yaptıkları yurt dışındaki bazı üniversitelerin YÖK tarafından tanındığını da belirttikleri, YÖK’ten onaylatmadan bu tür bilgilerin doğruluğuna kesinlikle inanılmaması gerektiği,
  • Yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarının, YÖK tarafından sürekli olarak değerlendirildiği ve daha önceki yıllarda tanınmakta olan bazı üniversiteler hakkında tanımama kararı alınabileceği,
  • Tanınmamasına karar verilen yükseköğretim kurumlarında daha önce öğrenimlerine başlayan öğrencilerin haklarının saklı kaldığı ancak söz konusu tanımama kararının alınmasından sonra bu kurumlarda eğitime başlayarak diploma alanlara denklik belgesi verildiği,Duyuruda, Uzaktan öğretim kapsamı dışında kalan yurt dışında açık, ekstern ve gıyabi öğretim gibi devam zorunluluğu bulunmayan bir eğitim-öğretim süreci sonunda alınan diplomalara ilişkin denklik başvurularının reddedildiği açıklanmıştır.Bu nedenle, yurt dışında eğitim almaya karar verdikten sonra Yükseköğretim Kurulu Denklik Birimine dilekçe ile başvurarak eğitim alınacak üniversitenin ve programın tanınıp tanınmadığı hususunda bilgi alınması gerektiği belirtilmiştir. Yurt Dışında Açıköğretim ve Uzaktan Öğretim Denkliği


Yurt Dışında Türkçe Eğitim (Denkliği Olan Üniversiteler)

  • Duyuruda ayrıca, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalarla öğrenim dilinin Türkçe olduğu belirlenen programlar veya Yükseköğretim Kurulunca tanınan yurt dışındaki Türkçe yükseköğretim programları dışında (Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi haricinde), yükseköğretim kurumlarının açtığı ve öğrenim dili Türkçe olan programlardan alınan diplomalar için yapılan başvuruların reddedileceği ifade edilmiştir.

 

 

Yurt Dışı Diplomaların Ülkemizde Tanınması ve Denklik İşlemleri

 

  • Duyuruda, Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği hükümleri uyarınca Türk yükseköğretim sistemindeki eş değer programa göre temel kazanımlar, eğitim-öğretimin dili, niteliği, alınması zorunlu görülen teorik ve uygulamalı dersler, yapılması gereken stajlar ve projeler bakımından ilgili alt komisyonların ve/veya yükseköğretim kurumlarının görüş ve önerileri doğrultusunda eksikliğinin tespit edilmesi ve/veya tereddüt oluşması hâlinde ilgililer, eksik ve/veya yetersiz bulunan teorik ve uygulamalı dersler, yapılması gereken stajlar ve projeler bakımından şekil, usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen SYBS işlemlerine (Lisans Tamamlama, Seviye Tespit Sınavı, YDS vb.) tâbi tutulacağı belirtilmiştir.
  • Aynı tarihli duyuruda, “Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği’nin kalite ve çıktı odaklı bir incelemeyi esas almasının bir gereği olarak Yükseköğretim Genel Kurulunun 28.07.2016 tarihli toplantısında yurtdışında yükseköğrenime başlama koşullarını düzenleyen kararların (12.05.2015 tarihli Yükseköğretim Genel Kurulunun 2015.02.48 no.lu kararı, 27.05.2015 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 2015.22.2937 no.lu kararı, 24.12.2015 tarihli Yükseköğretim Genel Kurulunun 2015.15.526 no.lu kararlarının) geri alınmasına karar verildiği” açıklanmıştır.

 

 

01.07.2016 Tarihli “Yurtdışında Öğrenim Görmek İsteyen Öğrencilerin Dikkatine” Başlıklı Duyuru

Bu duyuruda,

  • “Yükseköğretim Genel Kurulunun 16.06.2016 tarihli toplantısında; 20 Şubat 2016 tarih ve 29630 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği”nin dördüncü maddesi beşinci fıkrası kapsamında ortaöğrenimlerini Türkiye’de tamamlayan ve yükseköğrenime başlanılan yıl Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenmiş olan sıralama kuruluşlarınca yapılan dünya üniversite sıralamalarının Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen dilimindeki üniversitelerden mezun olanlardan birinci fıkranın (ı) bendindeki YGS/LYS veya muadil sınavlardan alınmış puan koşulu istenmez hükmünün havi olduğu ifade edilmiştir.

 

Duyuruda bu sıralandırma kuruluşları:

 

  • Academic Ranking of World Universities (ARWU),
  • CWTS Leiden Ranking Academic Ranking,
  • QS World University Rankings,
  • Times Higher Education (THE)
  • World University Ranking,
  • University Ranking by Academic Performance (URAP),

 

olarak belirlenmiş olup belirlenen dilimlerin ise Kurul tarafından tanınan ilk 1000 sıradaki yükseköğretim kurumları olmasına karar verildiği açıklanmıştır.

 


06.01.2017 Tarihli “Yurt Dışındaki Üniversitelerin Tanınması Hakkında ” Duyuru

Bu duyuruda, “Yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarının tanınması/tanınmaması ile ilgili işlemler “Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliği” çerçevesinde sadece YÖK Başkanlığınca yürütüldüğü, Kamuya açık İnternet sitelerinde, muhtelif arama motorlarında vs. yer alan “Yurt Dışında Tanınan Üniversitelerin İsimlerinin Listesi”başlıklı ve içerikli yazılara itibar edilmemesi ve söz konusu bilginin yalnızca YÖK’ten  yazılı olarak sorulması gerektiği” açıklanmıştır.

 


25.05.2016 Tarihli “Yükseköğretim Kurulu Tanıma ve Denklik İşlemleri Hakkında” Duyuru

Yükseköğretim Genel Kurulunun 12.05.2016 tarihli toplantısında Kurulun denklik işlemlerinin tesisi sırasında yapmış olduğu yoğun yazışma, iletişim ve komisyon masrafları göz önüne alındığında, Kurul Başkanlığına yapılacak tanıma ve denklik başvuruları ile dilekçeler için 30 Mayıs 2016 tarihinden itibaren ücret alınmasına karar verildiği açıklanmıştır.

 

Bu kapsamda

  • Okul Tanıma talepleri için (Yükseköğretim Kurumlarının tanınıp tanınmadığına dair belge) 50 TL,

Başvuru ve dilekçe ücretlerinin aşağıda verilen hesap numarasına yatırılması ve başvuru sahiplerinin veya vekilinin makbuz örneği ile Kurulumuza müracaat etmeleri gerekmektedir.

 

YÖK DENKLİK HESABI

Ziraat Bankası

Hesap Numarası: 5386419-5033

IBAN: TR130001002533053864195033

 

16.11.2016 Tarihli ” Yükseköğretim Kurulu “Denklik Birimi Genel Dilekçe Örneği” ve “Okul Tanıma Dilekçe Örneği” Hakkında Duyuru

Duyuruda, “Dilekçesinin işleme alınmasını talep eden ilgililerin Yükseköğretim Genel Kurulunun 12.05.2016 tarihli toplantısında kararı alınıp 25.05.2016 ve 27.09.2016 tarihlerinde Kurulun Genel Ağ adresinde kamuoyuna ilan ettiği duyuruları göz önünde bulundurmaları gerektiği belirtilmiş ve aşağıdaki dilekçe örnekleri sunulmuştur.

 

  • “Denklik Birimi Genel Dilekçe Örneği” için tıklayınız.

 

 


Başarı Sıralamaları ve LYS Sınavına Katılım Konusu

Buna göre ortaöğrenimini Türkiye’de tamamlayan ve eğitime başladığı yıl

tarafından yapılan dünya üniversite sıralamalarında ilk 1000 içerisine giren üniversitelerde eğitim alacak olan öğrenciler ÖSYM’nin yaptığı YGS ve LYS’ye veya muadil sınavlara girmeden başvuru yapabilecektir.

Bunun dışında kalan yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarında eğitim almak isteyen öğrencilerin eğitime başlayacakları yıl ÖSYM tarafından yapılan YGS ve LYS’ye girmeleri;

  • Tıp doktorluğu alanında sıralamada ilk 40 bin, hukuk alanında ilk 150 bin, mimarlık alanında ilk 200 bin ve mühendislik alanında ilk 240 bin içinde yer almaları;
  • ÖSYS Kılavuzunda yer alan diğer alanlarda en az Türkiye’deki ilgili programlara yerleşen en son öğrencinin almış olduğu puanı almaları;
  • ÖSYS Kılavuzunda yer almayan diğer alanlarda eğitim alacakların ise ön lisans programları için herhangi bir puan türünde en az 150 puan, lisans programları için herhangi bir puan türünde en az 180 puan almaları;
  • Özel yetenek sınavı gerektiren programlara başvurabilmek için de YGS’ye girip YGS puanlarının herhangi birinden en az 150 puan almalarına;
  • İlk 1000 dışında kalan yurtdışındaki tanınan yükseköğretim kurumlarında eğitim almak isteyenlerin YGS ve LYS puanlarına sahip olmadıkları durumlarda;

 

  • SAT 1 : En az 1000 puan
  • ACT : En az 21 puan
  • Abitur : En az 4 puan
  • Fransız Bakaloryası : Diploma notu en az 12
  • GCE A Level Sertifikası : En az 2 dersten
  • Uluslararası Bakalorya (International Baccalaureat IB) : En az 28
  • Avusturya Matura Diploması (Matura Reifezeugnis) : En çok 2
  • İtalya Maturita Diploması (Diploma di Maturita) : En az 70

 

olarak belirlenen muadil belgelerinden biri ile kayıt ve mezun olmaları hâlinde denklik başvurularının bireysel olarak değerlendirilmesine ve yukarıda belirtilen hususların, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, her eğitim-öğretim yılı için geçerli olmasına karar verilmiştir.

Yurtdışında Dil Eğitiminin Avantajları

Dil eğitimi için yurtdışına gitmek sadece o dili iyi bir şekilde öğrenmek anlamına gelmez. Ülkemizde de binlerce yabancı dil öğreten kurum bulunmaktadır fakat bu kurumların en kalitelisinden alınacak bir eğitim bile yurtdışında bir kursa gidilerek elde edilecek başarı ve deneyimden fazlasını veremeyecektir.

Daha Fazla Göster

Yabancı Dil Öğrenme Nedeniniz Nedir?

Bir yabancı dili öğrenme amacınız bunu neden yurtdışında öğrenmeniz gerekip gerekmediğinin de cevabı olacaktır.

  • Hiçbir amacınız olmadan sadece genel kültürünüzü arttırmak için mi bir yabancı dil öğrenmek istiyorsunuz?
  • Yurtdışında lise veya üniversite okumak istiyorsunuz ve okulların istemiş olduğu dil yeterlilik sınavlarından (TOEFL, IELTS, TestDaF, DSD II, TELC D, DELF, DALF, CELI v.b) geçerli bir puan almak ya da bu kurumların dil hazırlık programlarına katılmak mı istiyorsunuz?
  • Eğitim gördüğünüz veya çalıştığınız alana özel bir dil eğitimine mi katılmak istiyorsunuz?
  • Türkiye’de öğrenmiş olduğunuz yabancı dili biraz daha pekiştirmek, pratiğinizi mi geliştirmek istiyorsunuz?
  • Bir yurtdışı tecrübesi edinerek CV’nize katkı da mı bulunmak istiyorsunuz?
  • Dil öğrenmek bahane, gezip dolaşmak yeni ülkeler görmek mi istiyorsunuz?

Bu ve buna benzer soruları arttırmamız mümkün.

Yabancı dili öğrenmenizdeki amacınız, bunu yurtdışında öğrenip öğrenmemenizin ne kadar gerekli olduğuyla yakından ilgilidir. Amacınız akademik seviyede bil dil öğrenip sonrasında yurtdışında eğitim almak ise ve hiç dil bilmiyor iseniz bunu zaten kendi ülkenizde başarmanız pek mümkün değildir. Amerika, İngiltere, Kanada, Almanya ve daha birçok ülkenin eğitim sistemi ülkemizdekinden daha disiplinli ve bir o kadar zordur. Başarılı olmanız için öncelikle eğitim aldığınız bölümün dilini çok iyi seviyede bilmeniz gerekir. Bunun için de yoğunlaştırılmış bir dil programında kesintisiz ve uzun süreli bir eğitim almanız çok önemlidir.  Amacınıza zaman kaybetmeden ulaşmanın yol da o dili konuşulduğu ülkede sürekli pratik yaparak, iyi bir dil okuluna katılarak öğrenmektir.


Sürekli Pratik Yapma İmkanı Bulursunuz

Bir dili öğrenebilmek için bu dili gündelik hayatta sürekli kullanmak gereklidir. Yurtdışına çıkmadan ülkemizdeki eğitim kurumlarından sınırlı sürelerde dil eğitimi alanların çoğunluğu bu dili ya hiç konuşamamakta, okuduklarını ve dinlediklerini anlayamamakta ya da bu yetkinlikleri çok az başarabilmektedir. Bu başarısızlık kişinin kişisel özellikleri veya eğitim alınan kurumun yetersizliğinden kaynaklanacağı gibi diğer bir önemli neden de dil eğitiminde sürekliliğin olmaması ve dilin gündelik yaşamda yeterince kullanılmamasıdır.

Ülkemizde iyi bir dil seviyesine sahip olanların çoğunluğu, yüksek standartlarda eğitim veren kurumlardan, uzun süreli ve yoğun bir eğitim almış olan kişilerdir. Bu kişilerde bile dili etkin olarak kullanımda zorluklar yaşanabilmektedir. Büyük uğraşlar verilerek öğrenilen yabancı dilin unutulmaması ve etkin bir şekilde konuşulabilmesi için içselleştirilmesi, günlük hayatta sıkça kullanılması, iyice pekiştirilmesi gereklidir. Bunun tek başına ülkemizdeki kurumlarla başarılması pek mümkün olmamaktadır.  Alınan dil eğitiminin o dilin ana dilde konuşulduğu bir ülkede pekiştirilmesi gerekir.

Türkiye`de bir dil programına katıldığınız zaman eğitimcilerin bir kısmı öğrenilen dilin vatandaşı olsa dahi kurstan çıkar çıkmaz kendinizi tekrar Türkçenin içinde bulursunuz. Fakat yurtdışında durum çok farklıdır. Oysaki yurtdışında dil eğitimi konusunda en iyi teknikleri kullanan, bu konuda uzmanlaşmış yabancı eğitmenler eşliğinde, kaliteli bir dil eğitimi veren kurumdan eğitim almak ve eğitim sonrasında da hayatın her alanında zorunlu olarak bu dili konuşmak öğrenilecek dilin çok daha kalıcı olmasını sağlayacaktır.


Zorluklarla Başa Çıkarak, Özgüven Kazanırsınız

Bir dili o dilin konuşulduğu ülkede öğrenmek için yurtdışına gittiğinizde aslında birçok insanın hayat boyu başaramayacağı bir şeyi yapmış olacak, kendinize duymuş olduğunuz güvenle geleceğinizin şekillenmesine katkı sağlayacak, büyük tecrübeler elde edeceksiniz.

Kendi başına bir yurtdışı seyahate çıkmak her aşamasıyla kişinin kendisine olan özgüvenini geliştirecek ve zorluklarla başa çıkma yeteneğini güçlendirecektir. Bu kararlılıkta olan birinin yurtdışında dil eğitimi alması, zorunlu olarak bir görevi yerine getirmesi olmaktan öte, sorunları çözmesi, yeni kültürler, yeni insanlar tanıması ve bu eğitimi keyifli bir tatil havasında geçirmesi anlamına gelir. Böyle biri için karşılaşılan her durum, değerlendirilmesi gereken bir fırsattır. Bu zorluklarla, ailesinden çok uzaklarda, daha yeni tanışmış olduğu bir kültürün içinde ve o ülkenin dilini de yeterince bilmeden başa çıkabilmek dil eğitimini yurtdışında almanın kişiye kazandıracağı en önemli faydadır. Bu sayede olaylara daha farklı bakmaya başlarsınız ve vizyonunuz genişler.


Yeni Coğrafyalar, Yeni Kültürler, Yeni İnsanlar Tanıma Fırsatı Bulursunuz

Her yıl binlerce insan yeni bir dili öğrenmek için ülkesinden çıkarak başka ülkelere gider. Yurtdışında dil eğitimi almak için belki de ömrünüzde ilk defa gitmiş olduğunuz bu ülkede o alırken o ülkede yaşayanların günlük yaşantılarına, geleneklerine ve kültürlerine tanıklık ederken yine sizin gibi yurtdışından gelen farklı uluslardan, farklı kültürlerden insanlarla tanışma, arkadaşlık kurma imkanını yakalarsınız. Çoğunlukla da daha sonrasında ülkenize döndüğünüzde iletişim kurmaya devam edebileceğiniz birçok arkadaş edinebilirsiniz.


İyi Bir Kariyer İçin Büyük Avantaj Sağlarsınız

Her alanda rekabetin olduğu günümüz dünyasında iyi bir kariyer sahibi olmak için birçok yetkinlik kazanmak ve bu yetkinlikleri en etkili bir şekilde kullanmak gerekmektedir. Bu özelliklerden belki de en önemlisi bir veya birden fazla yabancı dili çok iyi bir şekilde bilmektir. Bu yabancı dili yurtdışında öğrenmek ayrıca birçok kariyer kapısının açıklamasını sağlar. Yabancı dili hızlı ve verimli bir şekilde konuşulduğu ülkede öğrenirken hem o ülkenin iş ve eğitim imkanlarından faydalanabilir hem de eğitim tamamlandıktan sonra kendi ülkenize döndüğünüzde de daha seçkin kurumlarda kariyerinizi ilerletme şansı bulabilirsiniz.

Yurtdışındaki Gelişmeleri Rahatlıkla Takip Edebilirsiniz

Yurtdışında yabancı dili iyi bir şekilde öğrenerek uzmanlık alanınızda yapılan yurt dışındaki araştırma ve yenilikleri takip edebilir, yabancı ülkelerde düzenlenen çeşitli toplantı ve konferanslara katılabilir, sunumlar yapabilirsiniz.


Boş Yere Vakit Ve Para Kaybetmesiniz

Birçoğumuz eğer yoğun ve iyi bir eğitim vermeyen bir kuruma (hazırlık programı veya yoğun dil eğitimi veren kurslar)  gitmemişsek yabancı dili öğrenmek için yıllarımızı ve birikimlerimizi harcamak zorunda kalırız. ilkokuldan üniversite eğitimine kadar eğitim müfredatımızda yabancı dil öğrenimi bulunmasına rağmen bu dili iyi bir şekilde öğrenenlerimizin sayısı oldukça azdır. Yıllarca eğitim almamıza rağmen yabancı dilde kurabildiğimiz cümleler kendimizi tanıtan, karşımızdakine nasıl olduğunu sorduğumuz birkaç cümleden fazlasını geçmez. Yabancılarla karşılaştığımızda yabancı dil bilip bilmediğimizi sorduklarında verdiğimiz cevap genellikle a little – birazcıktan öteye gitmez.

Ülkemizde yabancı bir dili öğrenmek için ne kadar zaman ve para harcasak da bir türlü tam anlamıyla bu dile hakim olamayız. Yurtdışında dil eğitimi ülkemizdeki kurslardan maliyetli gibi de gözükse sağladığı kazanlar açısından bakıldığında çok daha mantıklı bir tercihtir. Öğrenilmek istenen yabancı dili yurtdışında o dilin konuşulduğu ülkede alanında gerçekten iyi eğitim veren bir kurumda öğrendiğimizde yıllar boyu yetersiz kurslara giderek yurtiçinde yapacağınız masrafla aynı oranda masraf yaparak o dili iyi derecede konuşabilir, yazabilir, anlayabiliriz.


Yurtdışında Aktivitelerle Dolu Bir Dil Eğitimi

Eski, klasik yöntemler ve tekniklerle ders anlatımının yerini günümüzde son teknolojik materyallerle yapılan fiziki olanakları üst seviyede olan, kurs esnasında ve sonrasında sunulan spor aktiviteli, gezi programlı, sosyal etkinliklerle dolu bir eğitim modeline bırakmıştır. Yurtdışındaki dil okullarının kaliteleri, verdikleri eğitim düzenli olarak uluslararası kurumlarca denetlenmektedir. Bu denetim sayesinde kurslardaki standartlar, eğitmenlerin yetkinliği belli bir seviyenin üzerinde tutulur.

Siz de yurtdışında dil eğitimi almayı düşünüyorsanız yüzlerce okul çeşitliliğiyle kampanyalı dil okullarımızdan fiyat bilgisi alabilirsiniz.